Çarşamba sabahı Kanyon Ofis’in lobisi sessiz ve tenhaydı. Turnikeye yetişme maratonu çoktan bitmişti.

On yıllık kıdemli proje direktörü Vedat Bey elinde zemin kattaki fırından alınmış sıcak bir kruvasan ve yulaf sütlü cortadoyla turnikelere doğru yavaşça adımladı. Kartını okuttu. Ekranda zaman damgası belirdi: 10:45:12.

Normal bir plaza çalışanı iki saat geç kalsa panikten eli ayağına dolaşır, merdivenleri koşarak çıkar, yöneticisine WhatsApp’tan trafik ve kaza masalı yazardı. Vedat Bey kravat bile takmamıştı. Gömleğinin iki düğmesi açıktı. Hafif bir ıslıkla asansör düğmesine bastı.

Bu şirkete on yılını vermişti. Son iki yılda yönetim değişmiş, yeni genel müdür yıldırma politikasına geçmişti. Vedat Bey’in içeride yaklaşık 1,85 milyon TL brüt kıdem ve ihbar tazminatı birikmişti. İstifa ederse bu paranın kıdem kısmını göremeyecekti. Şirket de onu kovmaya yanaşmıyordu, çünkü o bütçeyi harcamak istemiyordu. İki taraf arasında sessiz bir araf savaşı başlamıştı ve Vedat Bey bunu bir sanata dönüştürmüştü: kendini kovdurma sanatı.

Madde 18 ile 25/II Arasında

Kendini kovdurmak isteyen çoğu plaza çalışanı amatörce hatalar yapar. Yöneticisine bağırır, dedikodu grubunda hakaret eder, ya da izinsiz ve mazeretsiz arka arkaya iki gün işe gelmez. Bu intihardır, çünkü şirket avukatları hemen 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesini, yani ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle haklı feshi devreye sokar. Tazminatsız, ihbarsız, beş parasız kapının önü.

Vedat Bey bu tuzağa düşmedi. Kimseye hakaret etmedi, donanıma zarar vermedi, masraf fişinde tek kuruş oynamadı. Devamsızlık yapmadı; her gün işe geldi. Ama her gün kırk beş dakika geç geldi.

Hedefi şirketi madde 18’e, yani geçerli nedenle fesih çizgisine çekmekti. Akşamları iş hukuku yazıları okuyordu ve öğrendiği şey şuydu: performans düşüklüğü ve yavaşlık çoğu zaman haklı fesih değil, olsa olsa geçerli fesih nedeni sayılır. Geçerli nedenle feshte de işveren kıdem ve ihbar tazminatını öder. Vedat Bey bu çizginin üzerinde dans ediyordu.

Stratejik Uyku Seansı

Öğleden sonra on altıncı kattaki büyük toplantı salonunda 2026 dönüşüm bütçesi tartışılıyordu. Masanın başında Genel Müdür Yaman Bey vardı. Direktörler bütçelerini hararetle savunuyordu. Masanın en ucunda Vedat Bey, elleri göbeğinde kavuşturulmuş, başı sağ omzuna düşmüş, düzenli ve ritmik nefes alıyordu.

Yaman Bey lazer işaretçiyi masaya vurdu.

“Vedat Bey!”

Vedat Bey gözlerini yavaşça açtı. İrkilmedi.

“Buyrun Yaman Bey. Sizi çok net dinliyorum.”

“Toplantıda uyuyorsunuz!”

“Uyumuyorum. Anlattığınız bulut geçiş mimarisini zihnimde canlandırıyordum. Gözlerimi kapatarak görsel kirliliği engelledim. Modern bir odaklanma tekniğidir.”

“O zaman demin anlattığım bütçe kalemini özetleyin.”

“Sinerji yaratmak adına maliyetleri optimize edip dijital çevikliği artıracağız dediniz. Gayet standart bir vizyon.”

İki genç direktör kıkırdamamak için dudaklarını ısırdı. Yaman Bey tek bir disiplin maddesi bulamadı. Gözünü kapatmayı yasaklayan bir yönetmelik yoktu.

Kırk Sekiz Saat Kuralı

Vedat Bey’in pasif direnişi e-postaya da yayıldı. Gelen hiçbir mesaja aynı gün bakmıyordu. İki gün bekletiyor, üçüncü günün sabahı tek kelime yazıyordu: “Noted.”

Pazarlama Direktörü Hakan Bey odasına daldı.

“Vedat Bey, kampanya onayını üç gündür bekliyoruz! Bütün dijital bütçe kilitlendi!”

Vedat Bey koltuğunu döndürdü, masasındaki sukulenti suladı.

“Derinlemesine risk analizi yapıyorum Hakan Bey. Acele iş zafiyet yaratır.”

“Kampanya yarın canlıya çıkacak!”

“O zaman erteleyin. İnsan sağlığı her şeyden değerlidir.”

Savunmam Ektedir

Sonunda İK Direktörü Aslı Hanım, Vedat Bey’i yazılı savunma talebiyle çağırdı. Masada üç sayfalık bir ihtarname taslağı duruyordu: mesaiye uymamak, toplantıda uyuklamak, görevi savsaklamak.

Vedat Bey ceketinin iç cebinden haftalar önce hazırladığı iki sayfalık dilekçeyi çıkardı.

“Savunmam çoktan hazırdır Aslı Hanım.”

“Geç kalışlarım uyku apnesi rahatsızlığımın mevsimsel nüksünden kaynaklanmaktadır, raporum ektedir. Toplantılardaki konsantrasyon hallerim inovatif düşünme pratiğidir. Görev savsaklama iddiası soyuttur; tarafıma yazılı verilip yapmadığım somut bir görev yoktur.”

“Yolları ayırmak istiyorsanız çekinmeyin. 4857 sayılı Kanun’un 17. ve 18. maddeleri ortada. Sekiz haftalık ihbar süremi ve on yıllık kıdemimi ödersiniz, yarın sabah helalleşiriz.”

Şirket kapana kısılmıştı. Tazminatsız çıkarsalar Vedat Bey işe iade davası açacaktı ve kazanma ihtimali yüksekti; kazanırsa dört aya kadar boşta geçen süre ücretini de isteyebilecekti.

İbraname

İki hafta sonra Yaman Bey pes etti. Vedat Bey’in rahatlığı bulaşıcıydı; genç uzmanlar bile 09.30’da gelmeye başlamıştı. Aslı Hanım bu kez masaya ihtarname değil, fesih ve ibraname protokolü koydu.

“Vedat Bey, şirketimiz İş Kanunu madde 18 uyarınca geçerli nedenle sözleşmenizi feshetme kararı almıştır. Kıdem, sekiz haftalık ihbar ve kullanılmamış izinleriniz ödenecektir.”

Vedat Bey altın uçlu dolma kalemini çıkardı ve hayatının en keyifli imzasını attı. Eşyalarını küçük bir çantaya doldurup Kanyon’un turnikelerinden öğleden sonra çıktı. Bankadan SMS düştü: “Hesabınıza 1.850.000 TL transfer edilmiştir.”

Telefonu cebine koymadan önce cevap yazdı. Tek kelime: “Noted.”