Yılın ilk günleri plazada bir cennet vaadidir. Ocak soğuğunda Levent’teki bir kulenin camları buğulanmış, yirmi altıncı kattaki toplantı odası taze filtre kahve kokuyor. Satış Müdürü Kudret Bey tahtanın önünde, yüzünde müşfik bir baba gülümsemesi.
“Çocuklar, bu yıl bizim yılımız olacak.”
Kıdemli portföy yöneticisi Selim’in gözleri parlar.
“Prim çarpanı bu yıl nasıl uygulanacak?”
“Hedefi yüzde yüz tutturana üç brüt maaş. Yüzde 120’yi aşarsanız tavan, dört maaşa kadar çıkar.”
“Hedefler sistemde kilitlendi mi?”
“Elbette. İK onayladı, portalda onayınıza sundum.”
Selim SuccessFactors’ı açar. Üç hedef vardır: yeni müşteri kazanımı yüzde 40, portföy kârlılığı yüzde 40, tahsilat süresi yüzde 20. Her şey matematiksel, her şey şeffaf. Onaya tıklar.
Bütün yıl deli gibi çalışır: sabah sekizde girer, akşam onda çıkar, hafta sonları teklif hazırlar. Kasımda yıllık hedefini yüzde 124 aşmıştır. Cebine girecek prim 350 bin lira civarındadır; ev kredisinin son taksitleri kapanacak, yaz tatili planlanacaktır.
Gece On Bir, Yirmi Altıncı Kat
28 Kasım gecesi kat bomboştur. Yalnızca Kudret Bey’in cam odasında ışık yanar; önünde viski bardağı, ekranda İK’dan bir e-posta: “Departman Prim Bütçesi Tavan Aşımı Uyarısı. Prim harcamalarını yüzde 30 aşağı çekmeniz şarttır.”
Kudret Bey’in kendi bonusu, departmanın bütçe disiplinine bağlıdır. Çalışanlarına hak ettiklerini dağıtırsa kendi 1,2 milyonluk primi yanacak, Bodrum’daki yazlığın tadilatı da onunla birlikte.
Portala girer, Selim’in formunu açar. Müşteri kazanımının ağırlığını yüzde 25’e indirir ve araya iki satır ekler:
Madde 4: “Departmanlar Arası Sinerji ve Bilgi Paylaşımı” — ağırlık yüzde 25.
Madde 5: “Kurumsal Değerleri Yaşatma ve Mentorluk” — ağırlık yüzde 15.
İkisinin de hiçbir sayısal ölçütü yoktur. Ölçüt, Kudret Bey’in iki dudağının arasıdır. Kaydet: tık.
Kalibrasyon
Aralığın ikinci haftasında müdürler ve İK büyük masaya toplanır. Çan eğrisi zorunludur: yüzde 10 “üstün başarılı”, yüzde 70 “beklentiyi karşıladı”, yüzde 20 “gelişime açık.” Sıra Selim’e gelir.
“Selim Bey hedefini yüzde 124 gerçekleştirmiş. Rakamlar çok etkileyici Kudret Bey.”
“Rakamlar her şey değildir Melike Hanım. Takım ruhuna katkısı ne durumda? Ekip arkadaşlarıyla sinerji kuramadı. Müşterileri kendine saklıyor.”
“Ama portföy hedefini fazlasıyla aşmış.”
“Kurumsal değerlerimizi yaşatmayan birine tam not veremem. Hedef 4 ve 5’ten puanını kırıyorum.”
“O zaman ortalaması 2,8’e düşer. Hiç prim alamaz.”
“Almasın. Şirket zor bir yıldan geçiyor.”
Masadaki diğer müdürler sesini çıkarmaz; herkes kendi ekibinden kurban vermektedir. Kudret Bey bu manevrayla departman bütçesinden 350 bin lira kurtarmış, kendi primini de garantiye almıştır.
Madde 22
Selim 15 Aralık sabahı formu açınca gözlerine inanamaz: ocakta onayladığı form tanınmaz haldedir, iki hayalet hedef eklenmiş, ikisine de “beklentinin altında” yapıştırılmıştır. Toplam puan çakılmış, üç maaşlık prim sıfırlanmıştır. Avukat arkadaşı Murat’ı arar.
“Murat, hedeflerimi arkamdan değiştirmişler!”
“Sana yazılı bir şey bildirdiler mi?”
“Hayır, hiçbir şey imzalatmadılar.”
“4857 sayılı İş Kanunu madde 22 çok açık. Çalışma koşullarında esaslı değişiklik yazılı bildirilir; sen altı iş günü içinde yazılı kabul etmezsen seni bağlamaz.”
“Primim ne olacak?”
“Bu iş yazışmayla, belgeyle yürür. Önce yazılı itiraz et, sonra arabulucuya gideriz.”
“Ama piyasada adım çıkar mı Murat?”
“Plazanın güvendiği korku da tam olarak bu.”
Bire Bir
Öğleden sonra Selim müdür odasına çağrılır. Cam kapı kapanır.
“Kudret Bey, ben ocakta farklı bir hedefe imza atmıştım.”
“Kurumsal dünya dinamiktir Selim. Şartlar değişir.”
“Satış hedefimi yüzde 124 tutturdum.”
“Satış yaptın ama arkadaşlarına yardım etmedin. Biz sinerjiye bakarız. Sinerjin sıfır çıktı.”
“Sinerjinin formülü nedir Kudret Bey?”
“Bunu sorman bile vizyonsuzluğunu gösterir.”
“Bu yapılan kanuna aykırı ama. İş Kanunu madde 22 esaslı değişiklikten bahseder.”
Kudret Bey gözlüğünü çıkarıp masaya bırakır.
“Bana kanunla mı geliyorsun? Bu kapıdan çıkıp İK’ya gidersen, ilk küçülmede adın listede olur.”
“Performansım ortadayken mi?”
“Sistemde notun 2,8 görünüyor Selim. Unuttun mu?”
Sinerji
Selim masasına döner. Yan masadaki Mert eğilir.
“Nasıl geçti? Aldın mı primi?”
“Sinerji eksikmiş.”
“Ne sinerjisi yahu? Rekor kırdın sen!”
“Kriter eklemişler.”
Kudret Bey paltosunu giyip ıslık çalarak asansöre yürür; akşam diğer direktörlerle, bütçeyi hedefin altında tuttuğu için kutlama yapacaktır.
Selim boş bir Word belgesi açar ve en üste yazar: “Özgeçmiş — Selim Yılmaz.” Altına beceriler bölümünü ekler. İlk maddeyi uzun süre düşünür, sonra yazar: Departmanlar arası sinerji ve bilgi paylaşımı. Ağırlık: yüzde 25.
Sonra ikinci maddeyi ekler: Yazılı tebligat okuma. Ağırlık: altı iş günü.



