🏢 PLAZA KRONİĞİ
AKSIYON ALALIM

Türkiye'nin Kurumsal Hayat Sosyolojisi, Plaza Kulisleri & Açık Ofis Mitolojisi

Kurumsal Kulis 🏢 Kristal Kule, Spine Tower, Torun Center

Yıllık Performans Hedefine Görünmez Maddeler Ekleyen Kurnaz Müdür: Prim Budama Sanatı

Aralık ayında SuccessFactors ekranını gizlice güncelleyen departman müdürü, yüzde 120 tutan satış hedefine yeni hayalet kriterler ekleyerek üç maaşlık yıllık primi nasıl buharlaştırıyor?

📌 Yazısız Plaza Kanunu: "Ocak ayında konan hedefler motivasyon içindir. Aralık ayında araya sıkıştırılan görünmez hedefler ise şirketin kasasında kalacak primler içindir."
AA Aksiyon Alalım Masası
Dosya kodu: yillik-performans-hedefine-gorunmez-maddeler-ekleyen-kurnaz-mudur
Yıllık Performans Hedefine Görünmez Maddeler Ekleyen Kurnaz Müdür: Prim Budama Sanatı

I. Ocak Ayının Masum SMART Hedefleri ve Yüksek İkramiye Vaatleri

Yılın ilk günleri plazada bir cennet vaadidir.

Ocak ayının dondurucu soğuğunda Kristal Kule’nin camları buğulanır.

Yirmi altıncı kattaki toplantı odasında kahveler yudumlanır.

Oda taze çekilmiş filtre kahve kokmaktadır.

Masada oturan genç uzmanların gözlerinde büyük bir umut parlar.

Satış Müdürü Kudret Bey tahtanın önüne geçer.

Yüzünde müşfik bir baba gülümsemesi vardır.

Ekibine gururla bakar.

— “Çocuklar, bu yıl bizim yılımız olacak.”

Kıdemli portföy yöneticisi Selim gözlerini parlatır.

— “Kudret Bey, bütçe hedeflerimiz çok yüksek mi?”

— “Zorlu ama gerçekçi Selim. Tam SMART hedefler koyduk.”

— “Prim çarpanı bu yıl nasıl uygulanacak?”

— “Hedefi yüzde 100 tutturana tam üç brüt maaş prim var.”

— “Yüzde 120 aşarsak ne olur?”

— “Yüzde 120 olursa tavan yaparız. Dört maaşa kadar çıkar.”

— “Sistemde hedefler kilitlendi mi?”

— “Elbette. İK onayladı, portalda onayınıza sundum.”

Selim masasına döner.

SuccessFactors portalını açar.

Ekranda üç temel hedef yazılıdır.

Yeni müşteri kazanımı: Yüzde 40 ağırlık.

Portföy kârlılığı: Yüzde 40 ağırlık.

Tahsilat süresi: Yüzde 20 ağırlık.

Her şey matematiksel olarak nettir.

Şeffaf görünmektedir.

Selim hemen onay butonuna tıklar: klik.

Tüm yıl deli gibi çalışır.

Sabah 08.00’de ofise girer.

Akşam 22.00’de çıkar.

Hafta sonları müşterilere teklif hazırlar.

Kasım ayına gelindiğinde yıllık hedefini yüzde 124 oranında aşmıştır.

Cebine girecek prim yaklaşık 350.000 TL tutarındadır.

Selim bu parayla ev kredisinin son taksitlerini kapatmayı hayal eder.

Ailesiyle yazın yapacağı tatilin planlarını kurar.

Fakat plazanın görünmez çarkları başka bir hesap yapmaktadır.

II. Kasım 23.00: SuccessFactors Ekranında Açılan Arka Kapı

Tarih 28 Kasım.

Saat gece 23.15.

Kristal Kule’nin yirmi altıncı katı tamamen boştur.

Sadece Kudret Bey’in camlı müdür odasında ışık yanar.

Kudret Bey masasında viski bardağıyla oturmaktadır.

Buz küpleri bardağın içinde yavaşça erir.

Önünde İK Direktörü’nden gelen özel bir e-posta açıktır.

Konu: “Departman Prim Bütçesi Tavan Aşımı Uyarısı.”

E-postanın altındaki mesaj nettir:

“Şirket kârlılığı hedeflerin gerisinde kaldı.

Departman prim harcamalarını yüzde 30 oranında aşağı çekmeniz şarttır.”

Kudret Bey bıyıklarını büker.

Kendi yıllık bonusunu kurtarması gerekmektedir.

Müdürlük bonusu departmanın toplam kârlılık disiplinine bağlıdır.

Eğer çalışanlara hak ettikleri primleri dağıtırsa kendi primi yanacaktır.

Kendi primi ise tam 1,2 milyon TL tutarındadır.

Bu parayla Bodrum’daki yazlığın tadilatını yaptıracaktır.

Kurumsal hayatta merhamete yer yoktur.

Kudret Bey İK portalına sistem yöneticisi şifresiyle girer.

Selim’in performans hedef formunu ekrana çağırır.

Mevcut hedeflerin yanına yeni satırlar açar.

Ağırlıkları sessizce yeniden dağıtır.

Yüzde 40’lık müşteri kazanımı hedefini yüzde 25’e düşürür.

Araya dördüncü ve beşinci maddeleri ekler.

Madde 4: “Departmanlar Arası Sinerji ve Bilgi Paylaşımı” - Ağırlık yüzde 25.

Madde 5: “Kurumsal Değerleri Yaşatma ve Mentorluk” - Ağırlık yüzde 15.

Bu maddelerin hiçbir sayısal metriği yoktur.

Tamamen sübjektiftir.

Kudret Bey’in iki dudağının arasına bakacaktır.

Kudret Bey ekrana bakar, sinsice sırıtır.

Formu sisteme kaydeder: tık.

Kapanan kapının arkasında bir çalışanın alın teri gaspedilmiştir.

Bu durum plazada her kış tekrarlanan sessiz bir cinayettir.

III. Kalibrasyon Masasında Görünmez Kriterler: Sinerjiye Katkı Eksikliği

Aralık ayının ikinci haftası kalibrasyon toplantısı yapılır.

Kalibrasyon, plazaların gizli pazarlık odasıdır.

Bütün müdürler ve İK direktörü büyük bir masaya toplanır.

Odanın havası havasızlıktan ağırlaşmıştır.

Çan eğrisi kuralı zorunludur.

Şirket bütçesi herkesin başarılı olmasına izin vermez.

Çalışanların sadece yüzde 10’u ‘üstün başarılı’ notu alabilir.

Yüzde 70’i ‘beklentiyi karşıladı’ denilerek ortalamaya gömülür.

Kalan yüzde 20 ise ‘gelişime açık’ damgası yer.

Sıra Selim’in dosyasına gelir.

İK Uzmanı Melike ekrana Selim’in satış tablosunu yansıtır.

— “Selim Bey hedefini yüzde 124 gerçekleştirmiş görünüyor.”

— “Rakamlar çok etkileyici Kudret Bey.”

Kudret Bey arkasına yaslanır.

Başını üzüntüyle iki yana sallar.

— “Rakamlar her şey değildir Melike Hanım.”

— “Nasıl yani? Satış rekoru kırmış.”

— “Peki takım ruhuna katkısı ne durumda?”

— “Takım ruhu mu?”

— “Evet. Ekip arkadaşlarıyla yeterince sinerji kuramadı.”

— “Ne gibi bir eksiklik gördünüz?”

— “Bencil çalışıyor. Müşterileri kendine saklıyor.”

— “Ama portföy hedefini fazlasıyla aşmış.”

— “Kurumsal değerlerimizi yaşatmayan birine tam not veremem.”

— “Peki performans notu ne olmalı?”

— “Hedef 4 ve 5’ten puanını kırıyorum.”

— “O zaman ortalama notu 2,8’e düşer.”

— “Düşsün. Ayakları yere bassın biraz.”

— “Bu durumda hiç prim alamaz.”

— “Almasın. Şirket zor bir yıldan geçiyor.”

Masadaki diğer müdürler sesini çıkarmaz.

Çünkü herkes kendi ekibinden kurban vermektedir.

Kudret Bey bu manevrayla departman bütçesinden 350.000 TL tasarruf sağlamıştır.

Bu tasarruf sayesinde kendi yöneticilik primi garanti altına alınmıştır.

Sistem Selim’i öğütmüş, müdürü ödüllendirmiştir.

IV. İş Kanunu Madde 22 ve Altı İş Günü Tuzağı

Selim durumu 15 Aralık sabahı fark eder.

Sistemden performans formunu açtığında gözlerine inanamaz.

Ocak ayında onayladığı form tanınmaz haldedir.

Araya iki adet hayalet hedef eklenmiştir.

Ve iki hedefe de ‘beklentinin altında’ notu yapıştırılmıştır.

Selim’in toplam puanı çakılmıştır.

Hak ettiği üç maaş prim sıfırlanmıştır.

Selim’in kan beynine sıçrar.

Hemen avukat arkadaşı Murat’ı arar.

— “Murat, şirkette hedeflerimi arkamdan değiştirmişler!”

— “Ne zaman değiştirmişler Selim?”

— “Sistemde tarih güncellemesi iki hafta önce görünüyor.”

— “Sana yazılı tebligat yaptılar mı?”

— “Hayır, hiçbir şey imzalatmadılar.”

— “O zaman bu işlem tamamen kanun dışıdır.”

— “Nasıl yani?”

— “4857 sayılı İş Kanunu madde 22 çok açıktır.”

— “Ne diyor madde 22?”

— “Çalışma koşullarında esaslı değişiklik yazılı bildirilmelidir.”

— “Bana bildirmediler.”

— “İşçi altı iş günü içinde yazılı kabul etmezse değişiklik bağlamaz.”

— “Primim ne olacak?”

— “Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararları çok net.”

— “Emsal karar var mı?”

— “Keyfi hedef değişiklikleri haklı fesih sebebidir.”

— “Yargıtay primleri giydirilmiş ücrete dahil sayıyor.”

— “İstifa edip dava mı açayım?”

— “Dava açarsan primini faiziyle söke söke alırsın.”

— “Ama piyasada adım çıkar mı Murat?”

— “Plazanın korkusu da tam olarak bu zaten.”

Selim telefonu kapatır.

Hukuk onun yanındadır.

Fakat kurumsal kariyer korkusu elini kolunu bağlar.

Şirkete dava açan biri diğer plazalarda kara listeye alınır.

İK ağları bu isimleri anında fişler.

Kudret Bey tam da bu sessizlik korkusuna güvenmektedir.

Çalışanların hakkını aramaya cesaret edemeyeceğini çok iyi bilir.

V. Bire Bir Değerlendirme Odasında Kurulan Çapraz Sorgu

Saat 14.00’te Selim müdür odasına çağrılır.

Cam kapı arkasından kapatılır.

Kudret Bey koltuğunda döner.

Önündeki kağıtları karıştırır.

— “Gel bakalım Selim, otur şöyle.”

Selim sandalyenin ucuna oturur.

Yüzü gergindir.

— “Kudret Bey, sistemdeki hedeflerim değişmiş.”

— “Evet Selim, yıl sonu kalibrasyonunda revize ettik.”

— “Ben Ocak ayında farklı bir hedefe imza atmıştım.”

— “Kurumsal dünya dinamiktir Selim. Şartlar değişir.”

— “Ama ben satış hedefimi yüzde 124 tutturdum.”

— “Satış yaptın ama arkadaşlarına yardım etmedin.”

— “Ben portföy yöneticisiyim, kendi müşterilerim var.”

— “Biz burada bireysel yıldızlar istemiyoruz Selim.”

— “Ben bütün bir yılı gece gündüz çalışarak geçirdim.”

— “Biz sinerjiye bakarız. Sinerjin sıfır çıktı.”

— “Sinerjinin formülü nedir Kudret Bey?”

— “Bunu bana sorman bile vizyonsuzluğunu gösterir.”

— “Bu yapılan kanuna aykırı ama.”

Kudret Bey’in gözleri bir anda buz gibi parlar.

Gözlüğünü çıkarıp masaya bırakır.

— “Kanun mu dedin Selim?”

— “İş Kanunu madde 22 esaslı değişiklikten bahseder.”

— “Bana kanunla mı geliyorsun?”

— “Hakkımı arıyorum efendim.”

— “Bak Selim, bu kapıdan çıkıp İK’ya gidersen ne olur biliyor musun?”

— “Ne olur?”

— “Seni ilk küçülmede kapının önüne koyarım.”

— “Performansım ortadayken mi?”

— “Sistemde notun 2,8 görünüyor Selim. Unuttun mu?”

— “Notumu siz düşürdünüz!”

— “Bunu kimseye ispatlayamazsın. Karar benim.”

Oda derin bir sessizliğe gömülür.

Kudret Bey tehdidini açıkça masaya koymuştur.

Sistem yöneticinin keyfiyetini korumak için tasarlanmıştır.

Çalışanın tek seçeneği boyun eğmektir.

VI. Kesilen Üç Maaş Prim ve Plazanın Soğuk Gerçekliği

Görüşme biter.

Selim sendeliyerek odadan çıkar.

Açık ofisin parlak ışıkları gözünü yakar.

Kendi masasına oturur.

Ekrandaki 350.000 TL hayali tamamen uçup gitmiştir.

O parayla ödenecek ev kredisi borcu yine omuzlarına çöker.

Yan masadaki arkadaşı Mert eğilir:

— “Nasıl geçti Selim? Aldın mı primi?”

Selim yutkunur.

Boğazındaki düğüm izin vermez.

— “Sinerji eksikmiş Mert.”

— “Ne sinerjisi yahu? Rekor kırdın sen!”

— “Kriter eklemişler. Notu kırmışlar.”

— “İtiraz etsene İK’ya.”

— “Kovmakla tehdit etti.”

Mert başını öne eğer.

Söyleyecek hiçbir söz bulamaz.

Çünkü aynı kader yarın onun da başına gelecektir.

Plaza böyledir.

Başarı cezalandırılır.

Sadakat suistimal edilir.

Kurnazlık ise müdür koltuğunda ödüllendirilir.

Kudret Bey odasından çıkar.

Paltosunu giyer.

Deri çantasını eline alır.

Islık çalarak asansöre doğru yürür.

Akşam lüks bir restoranda diğer direktörlerle kutlama yapacaktır.

Departman bütçesini hedefin altında tuttuğu için tebrik edilecektir.

Selim masasında tek başına kalır.

Klavyesine bakar.

Gözleri ekrandaki boşluğa kilitlenir.

İçinde bir şeyler kopmuştur.

Şirkete duyduğu son saygı kırıntısı da yok olmuştur.

Önündeki boş Word belgesini açar.

Sayfanın tepesine titreyen harflerle yazar:

“Özgeçmiş - Selim Yılmaz.”

Başka bir kuleye köle olmak için yeni bir sayfa açar.

Ama bilmez ki diğer kulelerde de başka Kudret Beyler beklemektedir.

Çünkü plazalar değişir.

Fakat prim budama sanatı hep aynı kalır.

İnsan emeği bir tıkla silinir.

Şirket kârı ise her zaman baki kalır.

Selim ceketini giyer, ofisin ışıklarını söndürür.

Asansöre binerken içi öfkeyle doludur.

Fakat yarın sabah yine aynı masaya gelecektir.

Çünkü hayat devam eder.

Krediler ödenmek zorundadır.

Sıradaki Kulis Dosyaları