Alçak dalda asılı duran, kolay toplanan meyve.
Şirketin asıl büyük yapısal sorunlarını çözmeye ne bütçemiz ne de aklımız yetiyor; bari iki tane butonun rengini değiştirelim de bu çeyrek yönetim kuruluna 'başarı' diye sunalım.
Ne Demek?
İngilizce low-hanging fruit, kelimesi kelimesine “alçak dalda asılı meyve” demek. Az emekle hızlıca elde edilebilecek kazanımlar için kullanılan bir iş dünyası deyimidir. Türkçeye çevrilmeden, bazen “low-hanging fruit’lar” diye çoğul ekiyle kullanılır. Eşdeğer Türkçe ifade olarak “kolay kazanımlar” ya da “hızlı kazanımlar” da duyulur ama plazada pek prim yapmaz.
Alt Metin Çözümlemesi
Strateji toplantılarının en sevilen kurtarıcı terimidir. Zorlu entegrasyonlar, ertelenmiş projeler ve batmış bütçeler konuşulurken biri ayağa kalkıp “Arkadaşlar önce low-hanging fruit’lara odaklanalım” dediğinde herkes rahat bir nefes alır. Çünkü bu, asıl zor işin en az altı ay daha erteleneceği anlamına gelir.
Sonuçta yapılan iş çoğu zaman iki butonun rengini değiştirmek, bir rapor şablonunu güzelleştirmek ya da e-posta imzasını yenilemektir. Çeyrek sonunda bunlar yönetime “hızlı kazanımlar” başlığıyla sunulur. Ağacın tepesindeki gerçek meyveler ise olgunlaşıp yere düşer, kimse fark etmez.
Örnek Diyalog
— “Müşteri kaybının asıl nedeni ürünün yavaş olması.”
— “Haklısın ama o büyük bir iş. Önce low-hanging fruit’ları toplayalım.”
— “Mesela?”
— “Giriş sayfasındaki yeşili biraz daha canlı yapabiliriz.”
Doğru Kullanım
Terim aslında kötü değildir: gerçekten kolay ve faydalı işleri önce yapmak mantıklıdır. Sorun, kolay işlerin zor işlerin yerine geçmesidir. İyi bir yönetici low-hanging fruit listesinin yanında bir de “ağacın tepesi” listesi tutar ve ikisine de tarih koyar.
İlgili Maddeler
Deep dive yapmak, aksiyon almak, pushback vermek, circle back etmek.