Kişilerarası iletişim, empati ve sosyal beceriler.
Teknik olarak hiçbir iş yapmayı bilmiyorum, kod yazamam, finansal modelleme yapamam; ama toplantıda herkesin lafını nazikçe bölüp 'Ben bu vizyonu çok sevdim' diyerek 2 katı maaş alabilirim.
Ne Demek?
İngilizce soft skill, Türkçede “sosyal beceri”, “kişisel beceri” ya da “yumuşak beceri” diye karşılanır: iletişim, empati, ekip çalışması, ikna, zaman yönetimi gibi teknik olmayan yetkinlikler. Karşıtı hard skill, yani kod yazmak, finansal model kurmak, muhasebe kaydı atmak gibi ölçülebilir teknik becerilerdir. İkisi de gerçekten önemlidir; plazadaki mizah, aralarındaki dengenin bozulduğu yerde başlar.
Alt Metin Çözümlemesi
Bazı toplantılarda işi fiilen yapan mühendisler ve analistler saatlerce alın teri döker; projenin sunumunu ise yönetim kurulu karşısında “iletişim becerileri” güçlü biri yapar. Toplantıda herkesin lafını nazikçe bölüp “Ben bu vizyonu çok sevdim” demek de bir beceridir, ama bunun teknik işin yerine geçtiği an soft skill bir sığınağa dönüşür.
İK’nın gözünde ise soft skill her derde devadır: performans görüşmesinde gelişim alanı olarak yazılır, eğitim kataloğunda en kalabalık bölümü oluşturur, terfi gerekçesinde en çok geçen kelimedir. “Teknik olarak çok iyisin ama soft skill’lerin üzerinde çalışmalıyız” cümlesi, plazanın en kibar terfi reddidir.
Örnek Diyalog
— “Neden terfi alamadım? Projeyi ben bitirdim.”
— “Teknik olarak çok güçlüsün, kimse tartışmıyor. Biraz soft skill tarafını geliştirelim.”
— “Ne yapmam gerekiyor?”
— “Mesela daha fazla touchbase olabilirsin.”
Gerçek Soft Skill Neye Benzer?
- Karmaşık bir konuyu iki cümleyle anlatabilmek.
- Toplantıda sessiz kalan kişiye söz vermek.
- Pushback verirken karşı tarafı küçük düşürmemek.
İlgili Maddeler
Touchbase olmak, onboarding süreci, bench beklemek, pushback vermek.