Senkronize olmak, aynı frekansta buluşmak.
Benim kafamdaki planla senin yaptığın saçmalık birbirini tutmuyor; şimdi gel ve benim dediğimi kabul et.
Ne Demek?
“Sync”, İngilizce synchronize (senkronize etmek) kelimesinin kısaltmasıdır. Plazada “sync olmak”, “bir sync yapalım” ya da “sync’leşelim” şeklinde kullanılır ve iki ya da daha fazla kişinin bir konuda aynı bilgiye, aynı plana sahip olması için kısa bir görüşme yapması anlamına gelir. Yazılım ekiplerinde günlük kısa toplantılar için de kullanılır.
Alt Metin Çözümlemesi
“Hızlıca bir sync olalım” cümlesi genellikle beş dakikalık bir doğrulama beklentisiyle başlar ve 45 dakikalık felsefi bir tartışmaya dönüşür. Terimin masum görünen yüzünün arkasında çoğu zaman bir uyarı yatar: “Benim kafamdaki planla senin yaptığın şey birbirini tutmuyor; gel, benim dediğimde buluşalım.” Yani sync olmak, tarafların ortada buluşmasından çok, birinin diğerine doğru kaymasıdır.
Sync’in çoğalma eğilimi de vardır. Pazartesi haftalık sync, salı ürün sync’i, çarşamba “sync’in sync’i” ve cuma “haftayı kapatma sync’i” derken takvimde iş yapılacak boş alan kalmaz. Bu noktada çalışanlar, toplantıların neden bu kadar arttığını konuşmak için bir sync daha set eder.
Örnek Diyalog
— “Raporu bitirdim, gönderiyorum.”
— “Göndermeden önce kısa bir sync olalım mı?”
— “Ne kadar sürer?”
— “Beş dakika.”
(Kırk beş dakika sonra.)
— “Tamam, o zaman yarın bir sync daha yapalım.”
Verimli Sync İçin
- Başlamadan önce tek bir soruyu yazın: “Bu görüşmenin sonunda neye karar vermiş olacağız?”
- Bir mesajla çözülebilecek konuyu toplantıya çevirmeyin.
- Sonunda kısa bir wrap-up yapın ve kararı yazılı paylaşın.
İlgili Maddeler
Touchbase olmak, toplantı set etmek, wrap-up yapmak, micromanagement.